Ayak Bilekliği Uygulamasında Yeni Dönem
1 Eylül itibarıyla Avusturya’da elektronik ayak bilekliği (Hausarrest mit Fußfessel) uygulamasında değişiklik yürürlüğe girecek. Yeni bütçe düzenlemeleri kapsamında, bu sistemin süresi 12 aydan 24 aya çıkarılıyor. Yani mahkûmlar, cezalarının bitimine iki yıl kala elektronik denetimli ev hapsine geçebilecek. Bu adım, Maliye Bakanı Markus Marterbauer tarafından açıklanan tasarruf paketinin bir parçası. Yeni düzenlemeyle birlikte yüzlerce mahkûm, bir yıl daha erken cezaevinden çıkabilecek.
Gözler Karl-Heinz Grasser’ın Üzerinde
Ancak herkesin gözü, bu yasa değişikliğinden yararlanabilecek tanınmış bir isimde: Eski Maliye Bakanı Karl-Heinz Grasser. Hakkında güveni kötüye kullanma ve rüşvet suçlamalarıyla Yüksek Mahkeme tarafından 4 yıl hapis cezasına çarptırılan 56 yaşındaki Grasser, Mayıs ayı sonunda Innsbruck’ta cezasını çekmeye başlayacak. Fakat sonbaharda, yeni yasa sayesinde, elektronik ayak bilekliğiyle denetimli serbestliğe geçme ihtimali doğdu.
Ayak Bilekliğiyle Yaşam: Daha İyi Ama Kolay Değil
Peki, Avusturya’da ayak bilekliğiyle yaşamak nasıl bir deneyim? Bu sorunun yanıtı birçok mahkûm için net: Cezaevinden çok daha iyi. Şu anda Avusturya’da 391 hükümlü, 24 saat boyunca ayak bileklerine takılı olan elektronik takip cihazıyla yaşıyor.
Bu kişilerden biri, tıpkı Grasser gibi mali suçlardan mahkûm edilmiş. Yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Bu sistemin varlığı için adalete minnettarım. Tutukluyken birkaç ay cezaevindeydim. Hayatım darmadağın oldu. Evliliğim bile bitti. Hâlâ o dönemin psikolojik etkilerini yaşıyorum. Bazen ter içinde uyanıyorum. Rüyamda diğer mahkûmların çığlıklarını ve demir kapıların anahtar seslerini duyuyorum.”
Dört Duvar Arasında Ama Özgürlükle
Birkaç ay önce, çok kişilik cezaevi koğuşundan çıkarak 60 metrekarelik evine geçiş yapmış. Adalet memurları, evine kadar eşlik etmiş ve cihazı merkezi bir noktaya yerleştirmiş. Cihazın etrafında hareket edebileceği alan birkaç metrelik bir yarıçapla sınırlandırılmış. Her Cuma, “Neustart” adlı sosyal destek kuruluşuyla birlikte bir sonraki haftanın denetim planı hazırlanıyor. Bu planda işe gidiş saatleri, alışveriş, doktor randevuları gibi detaylar yer alıyor. Hafta içi günde bir saat, hafta sonu ise daha uzun süre dışarı çıkmasına izin veriliyor.
İkinci Şans İçin Bir Umut
Çalıştığı işyerindeki arkadaşlarına durumunu açıkça anlatmış:
“Bana yardımcı oluyorlar, hayatımı tekrar düzene sokmam için. Cezaevinde tanışacağım insanlar bu süreci zorlaştırırdı.”
Ancak ayak bilekliğiyle yaşamak her ne kadar özgürlük gibi görünse de tamamen kolay değil:
“Planı sürekli kontrol ediyorum, dışarı çıkmadan önce en az on kez bakıyorum. Hangi saatlerde dışarı çıkmam gerektiğini bilmeden adım atamam. Kuralları ihlal edersem, cezaevine dönmem kaçınılmaz.”














