Shopping cart

  • Home
  • Avusturya
  • Avusturya’nın Özel Eğitim Okulları Çıkmazı: Eğitim Sisteminde Kör Nokta
Eğitim

Avusturya’nın Özel Eğitim Okulları Çıkmazı: Eğitim Sisteminde Kör Nokta

20 Kasım 2025 Okuma Süresi: 5 dk.
Avusturya'nın Özel Eğitim Okulları Çıkmazı: Eğitim Sisteminde Kör Nokta
24

Avusturya’da özel eğitim okulları (Sonderschulen), BM Engelli Hakları Sözleşmesi kapsayıcı eğitimi zorunlu kılmasına rağmen hâlâ kapatılmıyor; oysa 1960’larda bir ilerleme sembolü olarak görülüyorlardı.

Avusturya’da Sonderschule sistemi, yani özel eğitim okulları yıllardır tartışma konusu. Bir çocuk için özel eğitim desteğine ihtiyaç olduğu tespit edildiğinde, aileler 1993’ten bu yana iki seçenek arasında karar vermek zorunda kalıyor: Çocuk ya bir özel eğitim okuluna gidiyor ya da engeli olmayan çocuklarla birlikte aynı sınıfta, yani ilkokulda (Volksschule) kaynaştırma yoluyla eğitim görüyor. İtalya gibi bazı ülkelerde ise böyle bir model artık düşünülmüyor; çünkü orada 1980’lerden bu yana, tüm çocukların aynı sınıfta birlikte okumasını öngören kapsayıcı eğitim anlayışı hâkim.

Avusturya da aslında bu yöne gitmek istemişti. 2013 yılında siyasi partilerden Neos, Sonderschule modeline karşı çıkarak entegrasyon ve kaynaştırma sınıflarını savundu. Dönemin kırmızı-siyah koalisyon hükümeti, Şansölye Werner Faymann liderliğinde, 2014’te ayrı eğitim uygulamasını aşamalı olarak kaldırmayı planladı. Buna göre, ayrı okullarda özel eğitim, 2020 yılına kadar ülkede neredeyse tamamen istisna hâline getirilecekti.

Ancak bu hedef gerçekleşmedi. Tam tersine, pek çok örneğin gösterdiği gibi, özel eğitim okulları Avusturya’da yeniden güç kazanmaya başladı. Yukarı Avusturya, Steiermark ve Viyana’dan gelen örnekler, Sonderschule sisteminin tekrar yaygınlaştığını ortaya koyuyor. Peki bu geri dönüş nasıl açıklanabilir?

Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar için yardımcı okullar (Hilfsschulen)

Avusturya’da bedensel engelli çocukların eğitimi oldukça eskiye dayanıyor. 1779 yılında Viyana’da Ulusal Sağır-Dilsiz Enstitüsü kuruldu, 1805’te ise Körler Eğitim Enstitüsü açıldı. Öğrenme güçlüğü veya bilişsel yetersizlik yaşayan çocuklar ise 19. yüzyılın ortalarından itibaren “yardımcı okullar” (Hilfsschulen) adı verilen kurumlarda eğitim görmeye başladı. Eğitim tarihçisi Wilfried Göttlicher, bir basın söyleşisinde, bunun çoğunlukla büyük şehirlerde ve çocuklara destek olmak isteyen bireylerin kişisel girişimleriyle hayata geçirildiğini vurguluyor.

Kırsal bölgelerde ise durum farklıydı. Bedensel engelli çocuklar için neredeyse hiç kurumsal eğitim seçeneği yokken, öğrenme güçlüğü yaşayan öğrenciler genellikle normal ilkokullarda (Volksschule) sınıfların içinde yer alıyordu. Ancak bu öğrenciler için uyarlanmış özel müfredatlar veya sistematik pedagojik destek programları mevcut değildi.

Özel eğitim okulu bir zamanlar “ilerleme” sayılıyordu

Göttlicher’e göre tam da bu nedenle, özel eğitim okulları (Sonderschulen) o dönemde büyük bir “ilerleme” olarak kabul edildi. ÖVP–SPÖ koalisyon hükümeti 1962 yılında eğitim sistemini baştan düzenleyerek ülke genelinde yaygın bir Sonderschule ağı kurdu. Pedagoji uzmanı Tobias Buchner, bu yasayla birlikte, engeli olan çocukların eğitime erişiminin ilk kez açıkça güvence altına alındığını belirtiyor. Yasanın ardından, her birinin kendi müfredatı olan on bir farklı Sonderschule türü ortaya çıktı.

Ancak bu özel müfredatlar, sonraki yıllarda yükselen kapsayıcı eğitim ve entegrasyon tartışmalarında önemli bir engel hâline geldi. Buchner, Sonderschule müfredatlarının özel eğitim desteğine ihtiyaç duyan öğrenciler ile duymayanlar arasında keskin bir ikili yapı yarattığını, böylece iki ayrı öğrenci grubu oluştuğunu ifade ediyor. Ona göre, bu ayrımcı yapı, pratikte kapsayıcı sınıflara ve ortak öğrenme ortamlarına geçişi ciddi biçimde zorlaştırıyor.

Eğitim ve sosyal elit tartışması

Göttlicher, tartışmanın bir de toplumsal boyutu olduğuna dikkat çekiyor. Almanca konuşulan ülkelerde eğitim tartışmalarının uzun süredir “çocuklar için farklı eğitim teklifleri olmalı” anlayışı üzerinden yürüdüğünü belirtiyor. Buna karşılık, Fransa ve İtalya gibi ülkelerde ise cumhuriyetçi ve eşitlikçi eğitim geleneği daha baskın; dolayısıyla tüm çocukların aynı okul türüne erişebilmesi gerektiği savunuluyor. Göttlicher, bu bağlamda, “Bizde eğitim her zaman bir tür sosyal elit yaratma fikriyle bağlantılı oldu; bu durum, lise (Gymnasium) modeline sıkı sıkıya bağlı kalınmasında da kendini gösteriyor” değerlendirmesini yapıyor.

Kısa vadede bu yaklaşımın köklü biçimde değişmesi pek olası görünmüyor. Mevcut hükümet programında, koalisyon partileri ÖVP, SPÖ ve Neos, ‘tersine kapsayıcı eğitim’ (verkehrte Inklusion) olarak adlandırılan bir model üzerinde uzlaştı. Bu modele göre, özel eğitim okulları belirli durumlarda engeli olmayan çocuklara da açılıyor ve böylece ortak dersler aynı bina içinde yürütülüyor. Ancak eğitim bakanı Christoph Wiederkehr, bir basın toplantısının ardından yaptığı açıklamada, bu alandaki okul yapısının somut olarak nasıl şekilleneceğine son aşamada her federal eyaletin kendisinin karar vereceğini vurguladı.

İlgili haberler: