Hükümetin Yetişkin Koruma Reformuna Gelen Eleştirilerin Ardından Değişiklik Düşünülüyor
Viyana – Avusturya hükümetinin planladığı Yetişkin Koruma Yasası değişiklikleri kamuoyunda tepki toplamaya devam ediyor. Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı yasa tasarısı, mevcut sistemi “eski vesayet dönemine geri döndürmekle” eleştiriliyor. Engelliler Konseyi, Halk Denetçiliği ve Bağımsız İzleme Komitesi temsilcileri, Cuma günü düzenledikleri basın toplantısında bu değişikliklerin durdurulmasını talep etti. Bakanlık ise tasarıda “uyumlu değişiklikler” önermeyi planladığını açıkladı.
“İnsan Hakları Göz Ardı Edilmemeli”
Avusturya Engelliler Konseyi Başkan Yardımcısı Martin Ladstätter, hükümetin bütçeden tasarruf etme çabasını anlayışla karşıladığını belirtti. Ancak Ladstätter, acele alınan kararların insan haklarını zedeleyebileceği uyarısında bulundu: “İnsanların haklarının elinden alındığı karanlık dönemlere geri dönmemeliyiz,” dedi.
Ladstätter’e göre, bir yetişkin temsilciliği sadece gerekli olduğu sürece devam etmeli ve her durumda zorunlu bir değerlendirme süreci (Clearing) ile bu gereklilik tekrar sorgulanmalı. Ancak mevcut yasa tasarısı bu iki güvenlik mekanizmasını devre dışı bırakmayı öngörüyor. Tasarıya göre, mahkemelerce atanmış temsilciliklerin kontrol süresi üç yıldan beş yıla çıkarılacak ve temsil gerekliliğini sorgulayan “Clearing” süreci zorunluluğu kaldırılacak. Bu durum, temsilciliğin süresiz hale gelmesi riskini doğuruyor.
Uzmanlardan Endişe: Katılım Olmadan Alınan Kararlar
Bağımsız İzleme Komitesi Başkanı Julia Moser, söz konusu yasa değişikliğinin etkilenecek bireylerin görüşü alınmadan hazırlandığını ve bunun ciddi bir sorun olduğunu vurguladı. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’ne göre, her bireyin kendi kararlarını alma hakkı ve bu kararlarda destek alma hakkı temel insan haklarındandır. Ancak temsilciler, zaman zaman bireylerin iradesine karşı karar verebiliyor. Bu nedenle, temsil süresinin kısa tutulması ve kişisel durumun değerlendirilmesi hayati öneme sahip.
Avukat ve Noter Atamaları Endişe Yaratıyor
Yeni düzenleme, daha fazla avukat ve noterin yetişkin temsilcisi olmasının önünü açıyor. Ancak Moser’e göre bu durum, bireylerin karar alma özgürlüğünün kalitesini azaltabilir. SPÖ tarafından önerilen Halk Denetçisi Bernhard Achitz de bu görüşü destekliyor. Denetçilik kurumuna gelen şikayetler, avukatlar tarafından temsil edilen bireylerin sıklıkla “büroda baştan savma muameleye maruz kaldıklarını” gösteriyor. Achitz, “Avukatların bu konuda gerekli ek eğitime sahip olmadıkları açık; yetişkin temsilcileri bu işi daha iyi yapıyor,” dedi. Ayrıca, eyalet hükümetlerine bu tür temsil gerekliliğini ortadan kaldıracak sosyal destek yapıları kurmaları çağrısında bulundu. Bu, hem bireyin bağımsızlığı hem de kamu bütçesi için faydalı olabilir.
Adalet Bakanlığı: “Sistem Kapasite Sınırında”
Adalet Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, yasa değişikliklerini savundu. Mevcut yetişkin temsil sistemi, kapasitesinin sınırına ulaştı. Yapılacak değişikliklerle mahkeme destekli temsil sisteminin sürdürülebilir hale getirilmesi ve yardıma muhtaç kişilerin kesintisiz destek almasının sağlanması hedefleniyor.
Bakanlık ayrıca, eleştirileri ciddiye aldığını ve taslakta değişiklikler yapmayı planladığını bildirdi. Buna göre, temsil süresi uzatılırken bireylere belirli durumlarda “Clearing” talep etme hakkı verilecek. Örneğin, kişi komadaysa veya geri dönüşü olmayan dejeneratif bir hastalığı varsa, zorunlu değerlendirme yapılmayabilecek. Ayrıca, Bakanlık; yetişkin koruma alanındaki paydaşlar, temsilci dernekleri ve hukuk meslek kuruluşlarıyla yürütülen katılımcı sürecin devam edeceğini açıkladı.














