Ameliyat Bekleyen Hastalar Aylarca Sırada
Yeni bir araştırma, Avusturya’daki hastanelerde yapısal bir soruna dikkat çekiyor: Ameliyat olması gereken hastalar genellikle bir operasyon tarihi için yarım yıldan fazla bekliyor.
Online platform krankenversichern.at, bu sorunları “bisturi keskinliğinde” ve “röntgen hassasiyetinde” analiz etti. Sonuç: Hastalar sadece dayanılmaz ağrılardan değil, uzun bekleme sürelerinden de büyük ölçüde muzdarip. Özellikle diz ameliyatları ve kulak-burun-boğaz (KBB) operasyonlarında bekleme süresi ortalama yedi aya kadar çıkıyor.
Diğer Alanlarda da Durum Kötü
Sorun sadece KBB ve diz operasyonlarıyla sınırlı değil.
Kalça ameliyatları: Ortalama 27 hafta
Ürolojik operasyonlar: Yaklaşık 22 hafta
Göz ameliyatları: Çok az daha kısa
İç hastalıkları ve jinekoloji alanlarında ise hastalar aylarca operasyon sırası bekliyor.
Sadece omurga cerrahisi ve el operasyonları dört ayın altında bir bekleme süresiyle nispeten daha iyi durumda.
Araştırmanın yazarı Sebastian Arthofer, durumu şöyle özetliyor:
“Bu artık istisnai bir durum değil, acı bir gerçek. Yardıma ihtiyacı olan bir kişi, sonsuz sabır ve çelik gibi sinirler gerektiriyor.”
Arthofer ve ekibi, Eylül sonu ile Kasım başı arasında kamu hastanelerinden gelen 525 randevu geri dönüşünü analiz etti.
Özel Hastanelere Kaçış Artıyor
Birçok kişi, dayanılmaz ağrılarını hafifletmek için özel sağlık sistemine yöneliyor. Arthofer’e göre:
“Özel sigortası olmayanlar beklemek zorunda. Bu da toplumda sağlık hizmetine erişimde ciddi bir eşitsizlik yaratıyor.”
Personel Eksikliği ve Pandemi Etkisi
Uzmanlara göre bu krizin temel nedeni yapısal sorunlar. En önemli etkenlerden biri, akut personel eksikliği. Bu nedenle bazı ameliyathaneler, yeterli uzman personel bulunmadığı için öğleden sonra kapatılmak zorunda kalıyor.
Buna ek olarak, COVID-19 pandemisi döneminde ertelenen binlerce ameliyat hâlâ tam olarak telafi edilemedi. Bu da hastanelerde büyük bir ameliyat kuyruğu oluşturdu.
Yaşlanan Nüfus ve Artan Baskı
Durumu daha da kötüleştiren bir diğer faktör ise demografik değişim. Yaşlanan nüfus, daha fazla sağlık hizmeti ve operasyon gerektiriyor. Ancak hastane kapasitesi aynı oranda artmadı.
Arthofer’in uyarısı net:
“Sağlık sistemi bir dönüm noktasında. Kararlı adımlar atılmazsa, bugünün bekleme salonu yarının acil servisine dönüşecek.”














