Dışişleri Bakanlığında Büyükelçi Hakkında Güvenlik Soruşturması
Avusturya’nın Avrupa Birliği nezdindeki Daimi Temsilcisi Thomas Oberreiter’in hızlı bir şekilde görevden alınmasının ardından, Dışişleri Bakanlığı büyükelçi hakkındaki iddiaları incelemeye aldı. Bu durum, Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger’in sözcüsü tarafından Salı sabahı doğrulandı. Gelişmeler, STANDARD gazetesinin sabah saatlerinde yayımladığı ve Bakanlıkta, özellikle Brüksel’deki büyükelçinin görev telefonunda güvenlik açıkları olabileceğini gündeme getiren haberine yanıt niteliğindeydi. Dışişleri Bakanı, güvenlik politikası danışmanı ve eski Savunma Bakanı Thomas Starlinger’i soruşturma komisyonunun başına atadı. Bakan, görevden alınan büyükelçiyle ilgili “hızlı ve kararlı davranıldığını” ve iddiaların “önceki hükümet dönemlerinden” geldiğini vurguladı. Büyükelçi artık temsilcilikte görev yapmıyor, kurum geçici olarak bir iş adamı tarafından yönetiliyor. Bakanlık, IT güvenliğine en üst düzeyde öncelik verdiğini belirtti. “Dışişleri Bakanlığı, Avusturya Cumhuriyeti’nin vitrinidir. Her türlü şüpheden uzak olmalı, varsayımlara asla yer verilmemelidir,” açıklamasında bulunuldu.
Olayın Arka Planı ve Bakanlığın Yaklaşımı
Bu açıklama, DER STANDARD’ın daha önce detaylıca ele aldığı olayın ne kadar hassas olduğunu gözler önüne seriyor. Bakanlık, kişisel veri ve mahremiyet gerekçesiyle ayrıntı vermekten kaçınıyor. Basın Dairesi Başkanı Clemens Mantl, Pazartesi günü yapılan bir soruya, “Konu kişi ve yakınlarının gizliliği nedeniyle detaylara giremeyiz. Dışişleri Bakanlığından başka bir açıklama gelmeyecektir. Bu, iddiaların kabulü anlamına gelmez.” dedi. Oberreiter ise sorulara yanıt vermedi.
Sorular ve Güvenlik Endişeleri
Bununla birlikte, Bakanlık içerisinde ve Ballhausplatz’da ciddi bir tedirginlik hakim. Avrupa koordinasyonu, Başbakanlık’ta, Avrupa Bakanı Claudia Plakolm tarafından yürütülüyor. Olay, esasen özel bir konu olarak gösterilse de, büyükelçinin geçen hafta Pazartesi günü görevden ayrılmasıyla gündemden düştü. Bakanlık, ilk olarak Kronen Zeitung’un haberiyle bu süreci duyurdu.
Gizlilik, Sızdırılan Bilgiler ve Blog İddiası
Ancak STANDARD’ın elde ettiği bilgilere göre olay çok daha karmaşık ve hassas. Sadece bireysel bir memurun şahsi meselesi olarak değil, diplomatik imajı zedeleyebilecek bir kriz olarak görülüyor. Belçika, Lüksemburg, Almanya medyası ve Politico olayı yakından izliyor. İki temel sorun öne çıkıyor: Birincisi, büyükelçinin yaklaşık on yıl önce başladığı anonim bir blogu Bakanlıkta mesai saatlerinde yönetmiş olabileceği. Bu, zaman damgası ve konum verileriyle destekleniyor. İkincisi ise, dışişleri personelinin mail adresinin 2020 yılında siber saldırıya uğrayıp hacklenmiş olabileceği ihtimali. Bu adres, hacklenmiş adresler veritabanında yer alıyor. Olası bir bağlantı için kesin kanıt yok. O dönem, Rus istihbaratının işin içinde olabileceği yönünde kamuoyunda spekülasyonlar yapılmıştı ancak Bakanlık bunu hiçbir zaman tam olarak doğrulamadı.
Büyükelçinin Telefonunun Dinlenmesi ve Sızan Kayıtlar
STANDARD’ın ulaştığı yeni belgeler, büyükelçinin Brüksel’de kullandığı hizmet telefonunun da dinlenmiş olabileceğini ortaya koyuyor. Sızanlar arasında hem kurumsal notlar hem de yakın çevreye iş fırsatları yaratma çabalarıyla ilgili yazışmalar yer alıyor. Habere göre, diplomata ait birkaç yıllık SMS sohbetleri ve özel fotoğraf galerileri dahi internette dolaşıyor. Bu da hackerlar veya izinsiz kişilerin çok hassas bilgilere erişmiş olabileceği endişesini güçlendiriyor.
Mesajlarda; eski Avrupa Bakanı Karoline Edtstadler’in, Brüksel’de Ständige Vertretung çalışanlarıyla akşam yemeği düzenleme talebinden, 2020 baharında o dönem Yeşiller’den Kültürden Sorumlu Devlet Sekreteri Andrea Mayer’in iş teklifine kadar çok sayıda bilgi bulunuyor. Mayer, “O dönem ekip arıyordum ama bu mesajı hatırlamıyorum,” derken, büyükelçinin tüm parti sınırlarını aşan ilişkileri dikkat çekiyor.
Diplomatik Risk, Siber Güvenlik ve Uluslararası Boyut
Böylesi üst düzey bir diplomatın iletişimlerinin ele geçirilmesi, Avrupa’daki en hassas konuların konuşulduğu temsilciler komitesinde, toplantılar ve devlet başkanları zirvesinin hazırlıklarında ulusal güvenlik ve siber tehditleri ön plana çıkarıyor. Üçüncü şahısların büyükelçinin akıllı telefonuna erişip içerikleri yayması, Dışişleri Bakanlığı’nı alarma geçirdi. Sızanlar arasında, kesinlikle kamuya açık olmaması gereken önemli bilgiler de yer alıyor. Olay, yabancı istihbarat ve Avusturya devlet koruma servislerinin de ilgi odağında. İlk haberlerden önce olayla ilgili görünürde bir işlem yapılmadı. Bakan Meinl-Reisinger’in kabinesinden, “önce incelemelerin sonuçlarını beklemek gerek” açıklaması yapıldı.














